Cam Kenarı

  Şimdi sıcak bir cam kenarında oturmuş,alacakaranlığa dönen şehri yansıtan beyazlığı,İstanbul'da kışı izleyen Kızı canlandırıyorum sahnemde.Ve tek bir sorum var;Neden her konuda,her hareketi karmakarışıklık olan bu topluluk,biz insanlar,Kar yağmasından bu kadar keyif alırız?

   Beyaz,kimine göre saflığın rengidir,kimine göreyse soğuğun.Bazısı Asalet der onun için,bi aşık da "Beyaz giyme toz olur!" diye seslenir sevdiğine.Misal,beyaz;gelinliktir.Her melek tasvirinin kanadıdır.Her Şerde bir hayır,Her iyilikte bir beyaz vardır.Güzeldir.Diyeceğim o ki,şu şehirde Beyaz,hayatı durdurma yetkisini ele geçirmiş tek varlıktır!


   Ve insanlar,kar tanelerine benzer.Düşen her bir kar tanesi birbirinden farklı,ve muhteşemdir.İnsanlar da öyle.Hepsi birbirinden farklı,kimi muhteşem derecede iyi,kimi göz kamaştırıcı bir kötü,ama her biri hayranlık uyandıracak kadar farklı bir kar tanesidir.


   İşte bu yüzden karla kaplı şehri sever insanlar.Çünkü senede bir iki kez,hayatlarında nadiren,tüm o fevkalade farklı taneleri,bir araya gelmiş görürler.Beyaz örtünün,farktan oluşmuş ahenginde,kendilerini diğer insanlarla,o farklı muhteşemliklerle birleşmiş hayal etme şansını sunar kar insanlara...

Ve dünyada tüm farklılıkların birleşimi Beyazdır...




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DÖNGÜYÜ TAMAMLA !

İstanbul'daymışız Gibi; BÜYÜKADA